Sezon bitti, hoca gitti ve Beşiktaş haziran ayına teknik direktörsüz, bugünden itibaren sözleşmesi devam eden bir birinci kaleci olmadan ve bir maç kadrosunu dolduracak kadar uzun bir aday listesiyle giriyor. Bu bir krizdeki kulüp değil: belirsizlikteki bir kulüp. Ve belirsizlik, krizden daha tehlikelidir.
Gelmeyen adam (yoksa geliyor mu?)
Beşiktaş bu hafta resmi bir yalanlama yayınladı: Crystal Palace teknik direktörü Oliver Glasner ile herhangi bir görüşme yapılmadı (1). Dosya kapanmıştı, öyle düşünürdünüz. Ardından Türk medyası iddiayı güçlendirdi: Glasner tam da hedefteki isim ve kamuoyuna yapılan yalanlama, görüşmeler sessizce devam ederken taktiksel bir yönlendirme (14). İster kulübe ister basına inanın, bu olay temel sorunu gözler önüne seriyor: futbol direktörü de başkan da dahil olmak üzere hiç kimse hikayeyi net bir şekilde yönlendirmiyor. Taraftarlar Glasner geliyor mu diye sormuyor, kim geliyor diye soruyor ve Sergen Yalçın'ın ayrılışından altı hafta sonra cevap ilk günküyle aynı.
Liste kontrol edilemez hale geldi. Marko Nikolic'e iki yıllık sözleşme teklif edildiği bildiriliyor (18). Eski bir Milan teknik direktörü sahneye çıktı (15). Filipe Luis adı geçti, tereddüt etti ve Monaco'yu seçti (4). Carlos Vicens'in Braga'daki 10 milyon euroluk serbest kalma maddesi engel oldu (7). Ange Postecoglou, arka plan görüşmelerinde birincil isim olmaya devam ederken, Thomas Reis yedek plan. Bu karmaşada bir karar verilmeli, çünkü sezon öncesi planlama mükemmel adayı bekleyemez.
Bir sonraki Beşiktaş J.K. brifingini e-postayla alın
Bu makale abonelere brifing olarak gönderildi. Bir sonrakini doğrudan posta kutunuza alın, ücretsiz.
Ücretsiz · Spam yok · İstediğiniz zaman iptal edin
Üç kaleci, sıfır netlik
31 Mayıs: Ersin Destanoğlu'nun sözleşmesi bugün sona eriyor. Zamanlama hiç de ince değil. Beşiktaş haftalardır Flamengo'nun kalecisi Rossi'nin peşinde, resmi teklif yaptı ve 10 milyon euroluk bonservis bedeline rağmen ısrar ediyor (6) (12). Aynı anda kulüp Andre Onana için de yarışa girdi, ancak Trabzonspor da aynı hedefte (10). Ardından Xabi Alonso açısı geldi: Chelsea'nin Filip Jorgensen'i satışa çıkarıldı ve Beşiktaş ilgili kulüpler arasında (17). Üç kaleci, üç farklı profil, üç farklı fiyat etiketi. Bu tutarlı bir transfer stratejisi değil; geniş bir ağ atmak ve bir şeyin takılmasını ummak.
Kanatlar, ayrılıklar ve bir dünya yıldızı
Kadro gözden geçirmesi sürüyor ve kimse güvende değil. Cengiz Ünder ve Milot Rashica'nın geleceği belirsiz, iki yedek adayı çoktan belirlendi (13). Fulham'dan bonservissiz ayrılacak olan Harry Wilson somut bir hedef haline geldi (8). Semih Kılıçsoy'un Cagliari'deki kiralık dönemi, İtalyan kulübünün başkanından resmi bir açıklama getirdi ve bonservis görüşmelerinin aktif olduğunu gösteriyor (3). Transfer brifinglerinin bir yerinde, bir "dünya yıldızı santrfor" iması var (19); bu, kulübün o santrafora projeyi satacak bir teknik direktörü hala olmadığını hatırlayana kadar kulağa cazip gelen türden bir hırs.
En az bir ayrılık için görüşmeler başladı ve Alman kaynaklar hikayeyi sürüklüyor (16). En azından Amir Murillo'dan küçük bir iyi haber var: Dünya Kupası kadrosuna çağrılması Beşiktaş'a en büyük sahnede temsil edilme şansı veriyor (12).
Sırada ne var
Dördüncülük ve Avrupa Ligi play-off futbolu platformdur. Trabzonspor'un kupa zaferi Beşiktaş'a bir Avrupa yolu açtı; bu, teknik direktörlük işini daha cazip hale getiriyor ve transferlerdeki riski artırıyor. Önümüzdeki hafta teknik direktör cephesinde hareket getirmeli, arka sayfalarda dolaşan daha fazla isim değil. Destanoğlu'nun sözleşme durumu göz önüne alındığında, bir kaleci duyurusu yakın görünüyor. Ancak asıl test, Önder Özen ve Serdal Adalı'nın dedikodu değirmeni bu sürecin kalan itibarını tüketmeden önce bir teknik direktör atamasını sonuçlandırıp sonuçlandıramayacağı. Yaz kısa. Kararlar temmuzu bekleyemez.